10 Kasım 2016 Perşembe

Kısmet mi? Olur mu?

Bizim evde televizyon açılmaz. 
Eşim de, ben de televizyon izlemiyoruz. Yani ses olsun diye bile açmıyoruz evde televizyonu. Takip ettiğimiz her hangi bir program, dizi falan da yok televizyonda. Haberleri bile oradan izlemiyoruz. İnternetten okuyoruz yada gazete alıp okumayı tercih ediyoruz (bu arada ikimizin ailesinde de tv neredeyse hiç kapanmıyor, arka planda muhakkak açıktır o televizyon ses olsun diye).

Tabii hal böyle olunca ben evdeki televizyonu açmayı falan 1 yıl sonra öğrendim :) (şaka değil valla).

Televizyonu 2 durumda açıyoruz sadece. 
1. Play station oynamak için
2. İnternetten indirdiğimiz filmleri izlemek için

Şimdi bunları neden anlattığımı birazdan anlayacaksınız.

Her yıl küçük öğrencilerimle (orta okulda olanlar) aramda farklı programlar adına bir diyalog geçiyor.

Bana ismini hiç duymadığım programları söyleyip, takip edip etmediğimi soruyorlar. Televizyon izlemediğimi duyunca minik çaplı bir şoktan sonra (genelde inanmıyorlar önce), bana ısrarla onların ayıla bayıla izlediği programları mutlaka izlememi söylüyorlar. Onlarla aynı kişileri tutup tutmayacağımı merak ediyorlar sanırım.

3-4 yıldır şunu fark ettim bende. Benim o pırıl pırıl, taptaze beyne sahip olan öğrencilerim, her yıl günde en az 4-5 saatlerini o kadar geri zekalı, saygısız, sıfır kalite, içi bomboş programlara ayırıyorlar ki. Üstelik her gün eve koşuyorlar sırf bunları izleyebilmek için. Kimisi oradaki yarışmacıların delicesine fanı. Saatlerce anlatabilirler yani neden onun haklı ve güzel, diğerlerinin haksız ve çirkin olduğunu.

Öğrencilerimden kız olanlar çok acayip ve tatlılar. Bir süre sonra eğer bizi seviyorlar ve saygı duyuyorlarsa üzerlerinde acayip bir gücümüz olabildiğini fark ettim. 3-4 yıldır kullanıyorum ben de kendimce bu doğa üstü gücü. 

Sırası karışık olmakla, beraber ismini tam hatırlayamadığım o saçma programlar şöyle: giyim programları, evlilik programları, ses yarışması programları, yetenek mi o da ne programları, bu yılda kısmetse evleniciiiz programı.. Sayelerinde bir sürü program biliyorum artık :)

Önce onlar bana anlattıktan sonra programların bir iki bölümünü izliyorum. Çoğunu izleyemeyip yarısı bile olmadan kapatıyorum genellikle. Dayanamıyorum çünkü.

Bu yıl Kısmetse olur diye saçma sapan bir evlilik programı için yapıyorum bunu. Bir iki bölüm izledim ve gerçekten programdaki insanların seviyesizliğine tahammül edemedim. Sadece 2 yarım bölümde ahlaksızlık, yalan, ispiyonculuk, dış görünüş, ego, maddi durumla alay vb. kötü örnek bulmak mümkün. Tahammül edebilmek ise imkansız. 

Benim izlediğim bölümde adaylardan biri diğerine ''Sen benim üzerimden ünlü olmaya çalışıyorsun!'' diye bağırıyordu.
Pardon?
Senin üzerinden? Sen kimsin lan! Siz orada toplanmış bir avuç insan müsveddesi, sizler kimsiniz acaba?

Biri de diğerine resmen ''benim fanlarım senin fanlarını döver '' muhabbeti yaptı.
Tanınıyormuş o.
Tüm Türkiye destekliyormuş. Arkasındaymış.
Prim yapıyormuş diğerleri onun üzerinden.

Sanırsınız atomu parçalamışlar da, hayır ben önce parçaladım diye kavga ediyorlar.

Çoğu ilkokul mezunu (kesinlikle ilkokul mezunlarını aşağılama gibi bir amacım yok), bence sorun da değil zaten ama..
Benim kalitem..
Benim kültürlü yapım..
Benim..
Benim..
Benim.. diyorlar sürekli.

Bir tanesi bir adayın karakterini - davranışlarını - tavrını beğenmiş.
''Ben onun karakteristiğini beğendim'' diyor. ''Yani karakteristik olarak başkası da olsa beğenirdim. Karakteristiği benim hoşuma gitti.'' diyor.
Karakteristik derken?
''Beni kıskandılar hep, benim mesleğim var ve fiziğimi çekemiyorlar. İçi dolu, kültürlü bir kızım'' diyor.
E peki karakteristik??? küçük kültür kumkuması..

Şimdi derse gittiğimde kötüleme propagandalarıma başlayacağım. 
Önce alay ediyorum genellikle programlar ile. Sonra onun bundan ve bu kaliteden çok daha fazlası olduğunu söylüyorum. 
Arada bir izleyeceğim bölümlerden ki elimde bir malzeme olsun, biraz daha onları soğutabileyim. Tabii izlediğimi bilmeyecekler. Bir daha izlemeye tahammül edemem diyeceğim. 
Bir iki haftalık uğraştan ve direnişten sonra (çünkü tüm arkadaşları izliyor), genellikle (çok şükür) başarıya ulaşıyorum.

Bakalım.. Bu seferki biraz uğraştıracak gibi ama umuyorum başarırım.


45 yorum:

  1. Umarım başarılı olurusunuz, efendim.
    Ne yazık ki bu tür programlar tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Entrikanın, hilenin, ağlamanın ve egonun prim yaptığı ve ekran ile servis edildiği günümüzde sizin gibi öğretmenlerin olması çok iyi... Tebrik ve teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Herkes, hangi meslekten olursa olsun, bir yerlerde - bir şekilde geleceğimiz için fark yaratabilir. Minicikte olsa bir şeyler yapmak lazım sadece. Ne yazık ki programlar bu şekilde, şu an bunu değiştiremeyiz. Ama ben, sen, biz çoğalırsak, değişim de gelecek beraberinde diye umuyorum hep. :)

      Sil
    2. Çok doğru dediniz, efendim. O değişikliği göreceğimiz günlere selam olsun! :)

      Sil
  2. Aman tanrım nasıl izliyor o çocuklar bu saçma programları? Onlar bunu izlerken aileleri nerede acaba? Bizde de tv nadir açılan bir şey. Ben hiç izlemiyorum. Benim oğlan da basket ve futbol maçı izler ya da ps ile oynamak için açar. Gittikçe cahilleşen bir toplum olacağız. Beyinler feci yıkanıyor yetişkin, çocuk pek farketmiyor. Başarılarınız, şansınız bol olsun... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla izliyorlar, aileler de izletiyorlar. Ama yorum yapamıyorum tabii ki o esnada ailelerine, çok ince bir çizgi çünkü.. O esnada söylediğim (çocuğun iyiliği için bile olsa) minicik bir kelimeden anneliğine laf ettiğimi zannetmeye müsait o kadar çok aile var ki.. Tabii ki kimsenin ebeveynliğini sorgulamak haddim değil. Ben de kendimce böyle bir yöntem izliyorum

      Sil
  3. yazının altında linki var kiii :)

    YanıtlaSil
  4. Gayesiz, hedefsiz insan türü, o türün tercihi, o türe hizmet ve o türden yeni anti birey tipler çoğaltmak için klonlama makinesi gibi programlar. Belgesel izleseler kendilerine, diğer insanlara, çevreye ve geleceğe faydalı olur. Ancak bunları izleyenlerin kendilerine bile faydası yok.

    Çok beğendim tutumunu. Başarmanı çok diliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir çoğu da ne yazık ki hem çocuğun tv izlemesinden yakınıyor, hem de maşallah takip etmediği saçmalık yok. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu diyesim geliyor, diyemiyorum :) Çocuğu olmayana konuşmak kolay oluyor sonra :) Sadece elimden gelen bu. Umuyorum ileride kendi çocuğum olursa da bunu yaparım da söyleyecek bir şeylerim olur :)

      Sil
  5. TV konusunda sanırım aynı tutum içindeyiz ama bir farkla..Biz de TV'de belirli saatler çizgi film izlenmesine izin vardır Egemen ve Derin'in.Onun haricinde ne benim o bahsettiğiniz programları izleyecek tahammülüm ne de zamanım var zaten.Bir de bu konuda eşlerin de aynı tutumda olması gerekir.Ben tüm gün TV açmadan yaşayabilirken eşim işten gelir gelmez TV'nin düğmesine basar mesela....Neyseki siz de eşiniz de aynı görüşteymiş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Tabii eşler de aynı tutumda olursa tadından yenmez ama olsun sizde de en azından kontrollü bir izleme söz konusu. Zaten benim hoşlanmadığım, çocukların 7-24, önlerine ne gelirse izlemeleri. Onu sağlıklı bulmuyorum. Televizyonda birbirinden absürd programlar var ne yazıkki ama kontrollü kullanıldığında çok keyifli ve yararlı bir araç da olabiliyor.
      Tabii biz de henüz çocuk yok. İleride nasıl bir tutum içerisinde olurum diye düşünüyorum arada ama uygulamak farklı tabii ki :)

      Sil
  6. Televizyonu kapatmakla çok iyi etmişsiniz. Şu maçlar olmasa ben de kapatacağım:) Vakit kaybı çoğu zaman tv ve yanlış yönlendiriyor insanları.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) arada öyle kaçamaklar yapılır. En azından belli bir amaç için açıyormuşsunuz televizyonu. Burada sorun olan önümüze geleni izlemek zaten :)

      Sil
  7. Bizim e 2 yaşında oğlumuz var. Televizyon açmamaya ve telefon kullanmamaya çalışıyoruz onun yanında. Zaten açmaya kalksak o bizi hemen uyarıyor artık. Dediğiniz gibi şimdiki televizyon programları tamamen insanları yozlaştırmaya yönelik. Uyutuyorlar bizleri böyle işte.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) ne güzel.. O sorumluluğu ve bilinci işlemişsiniz oğlunuza da. Zaten burada olay tv değil. Ailelerin çocukların ne izlediğini kontrol etmemesi diye düşünüyorum. Yoksa çok güzel programlarda var ama neyi ne kadar izletiyoruz ona bakmak lazım sanırım.

      Sil
  8. Bende müzik için açıyorum. Tv yi frekansım belli radyo kanalları 421 den başka ohhh mis gibi saçma sapan ne olduğu belirsiz ama çocuklara ben kızamıyorum. Ebe beyinler çocukları bir aktivite bir sosyalleşme için hiç bir şey yapmıyor şimdi 10 kişiyi beraber çevirelim soralım. Ama ücretleri çok pahalı ama götürmek çok fazla bende diyorum ki Her semtte Konaklar var her semtte deli gibi ismekler var ama yok evde oturmak çekirdek çitletmek herkese daha ferah daha iç açıcı geliyor yönlendirme yok yönlendirme Haklısınız. Sanırsın Fen dalında bir şey buldu Kansere çare oldu. Nobel ödülü alan bile bunlardan daha egosu düşüktür. Ne dolmuşum çok yazdım kusurumu mazur gör elif ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) ben de doluyorum böyle ara ara. Yazmışsın ama ne güzel, ne doğru yazmışsın Mayıs. Haklısın biraz da ailelerin üşengeçliğinden. Hiç bir aktivite yaptıramıyorlarsa bile evde de yaptırılabilecek binlerce etkinlik var. Biz değişmedikçe, çocukların değişmesi mümkün olmayacak zaten. Bilinçli ailelerin çoğalmasını diliyorum ben de ki şu ego çuvalları azalsın :)

      Sil
    2. İnşallah Elif Keşke Yok vallahi bu seferde evim kirlenmesin diye o aktiviteyi yapmazlar bir gün çekirdek alalım dertleşelim biz senle ipek mi diyim elif mi ???? hahahahahhaha karıştırdı bak mayıs sana diyim...

      Sil
    3. :))) Sen hangisini istiyorsan onu de. 2 ismimi de kullanıyorum. İpek diyenler de var, Elif diyenlerde. Yapalım valla, ne güzel olur, birer kahve içeriz :)

      Sil
  9. Yurtta kalmaya başladığımdan beri televizyon aklıma dahi gelmiyor. Ailemin yanındayken televizyon ev halkını bir araya toplama amacıyla kullanıyorduk, çay ve kek-pasta eşliğinde. Televizyon izlenirdi bir süre sonra aramızda muhabbete dalar televizyonu unuturduk. Küçükken evin içinden çıkamadığımdan dolayı(çocukların oynayabileceği bir mekanda değildi evimiz maalesef) çizgi film kanallarındaki hemen her çizgi filme hakimdim. Üstüne national geographic, discovery channel da izlerdim. O zamanlar kısmetse olur falan yoktu, biri bizi gözetliyor vardı aynı formatta ama nedense hiç ilgimi çekmezdi, belki evde pek izlenmediği için. Şuan ki çocukların TV de igisini çekmese de ellerindeki tablette youtube'a girdiler mi popüler videolarda zorla sevdiriyor youtube o programları. Siz en azından bir grup çocuğu bu yanlış yoldan döndürmeye çalışıyorsunuz. Umarım bütün öğretmenlerde böyle bir bilinç var olur, böylelikle kirletilmeye çalışılan taze akıllar daha da kirlenmeden temizlenir :)
    Bu arada ben de takipteyim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel anlatmışsın geçmişini. Seninki çok farklıymış ama hep birlikte ailece vakit geçiriyormuşsunuz. Burada ne yazık ki senin de dediğin gibi aileler bir nevi gözetimi kaybediyorlar. Ben kendi öğrencilerime elimden geleni yapıyorum ama tabii ki tek benimle de bitmiyor iş. İnşallah ben, sen, biz çoğalırız..

      Sil
  10. ☺ Can sıkıntısı napalım hep meraktan bunlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) hep merak hep merak, nereye kadar :)

      Sil
  11. Öğretmen olduğunuzu bilmiyordum, ne kadar güzel:) Maalesef televizyondaki programlar beni de şok ediyor, özellikle kız çocukları için korkunç bir örnek, adamın birine yemek pişirip kendini beğendirmeye çalışanlar mı dersiniz, evindeki eşyaları tek tek gösterip fiyatını söyleyenler mi dersiniz, nereye gidiyoruz böyle? Millet uzaya, biz magmaya galiba...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten çok korkutucu bütün o ekranda dönenler. Ben de hiç bilmiyorum artık. Biz çocuklar dolsun dedikçe, içimizi boşaltmaya çalışıyorlar gibi geliyor bana da :)

      Sil
  12. O kadar seviyesiz ve basit programlar ki ....gerçekten nereye gidiyoruz ben de çok merak ediyorum :(Size başarılar bir kişiyi bile etkilesin yeter :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı hisleri besliyoruz.. Ne yazık ki bunlarla savaşmamız lazım. Teşekkür ediyorum, kendimce deniyorum işte :)

      Sil
  13. Ben de bu bahsettiğin programdan hiç hoşlanmıyorum. İlk sezonda merak etmiştim. Argo olacak biraz ama kimin eli kimin cebinde derler ya bu da öyle :)

    Seninle tanıştığımıza sevindim. Blogumdaki güzel yorumuna teşekkürler :) Bu arada takibe takip yaptım. :P (instagramda böyle diyorlar. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok sevindim. Ben dediğim gibi sadece öğrencilerim için bir baktım ama tahammül edemedim. Gerçi alacağım malzemeyi de aldım :)

      Sil
  14. Toplumumuzun beynini çöplüğe dönüştürmekten başka hiçbir vasfı olmayan seviyesiz programlar... Televizyondan uzak durmaya çalışıyorum çoğunlukla... Ama bazen "Kim Milyoner Olmak İster" yarışmasına bakıyorum vallahi, bakmıyorum desem yalan olur :) Bir de annem dizisine baktım 3 bölüm, ondan da sıkıldım :( Öyle işte, tamamen bırakmanın formülü nedir doktor, yok mu bir ilacı? Verin geçsin ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arada olur öyle kaçamaklar, rejimdeyken tatlı yemek gibi :) Bilmem ki.. Hiç açma işte, birden bire açmayı bırak yani.. Öylece dön arkanı. Olmaz mı :)

      Sil
  15. ben de rapor aldığım bazı günler gündüz kuşağında neler var diye bakmıştım, benim bile beynim yanmıştı çocukların ki nasıl yanmasın ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) dimi ama. Nasıl da zehirliyorlar resmen gündüz programları ile bizi..

      Sil
  16. Biz de ancak haberleri ve internetten sectigimiz filmleri izleriz. Zaten meraklisi degilim. Çocuklar da sadece çocuk kanalina bakabiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel.. Herkes bunu yapsa zaten, o programlar da yayınlanmaz bir süre sonra. Sayımız artar umarım :)

      Sil
  17. Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır.
    M.Kemal.Atatürk
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))) Teşekkürler. O kadar anlamlı bir söz yazdın ki, ne diyeceğimi bilemedim :)

      Sil
  18. Gerçekten pırıl pırıl zekaları bu içi boş programlarşa dolduruyorlar öğretmen olduğunuzu duymak içime su serpti bir tanesini kurtarsak kar çünkü:) bende bu aralar gündüz kuşağı programları hakkında yazmak isitiyordum yazınızı çok beğendim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Aaa yaz tabii, merakla bekliyorum o zaman yazını :)

      Sil
  19. Çok önemli bir konuya değinmişsin. Eskiden ses olsun diye ben de açardım TV.yi .Yalnız olduğumda sessizlikten rahatsız olurdum.Şimdi eşim, çocuklarım... Fazlasıyla ses var yani:)) Tabi asıl konu kaliteli programların yapılmaması.Kalitesizliğe alışmış bir neslin yol açacağı cehalet...Büyük tehlike... Selamlar, sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) Ev dopdolu işte, ne güzel.
      Evet ne yazık ki olay tamamen kaliteden ibaret. Tv bu tarz programlarla dolu olduğu müddetçe de bu kalitesizlik oranı giderek artacak diye korkuyorum.

      Sil

Yorum yaparken:
1. Yaptığınız yorumun, mutlaka yazımla alakalı olmasına özen gösteriniz.
2. Yorumlarınızda yazım ve dil bilgisi kurallarına uymaya çalışın lütfen.
3. Konu ile ilgili olmayan sorularınız için mail atabilirsiniz.